IndieWire’a Göre 2020’nin En İyi 10 Dizisi

We Are Who We Are’dan Normal People’a, I May Destroy You’dan Better Things’e, IndieWire’a göre 2020’nin en iyi 10 dizisi!

Pandeminin hayatımızın vazgeçilmezi hâline geldiği 2020 yılını bitirmek üzereyiz. Sinema salonlarının kapatıldığı, bu anlamda 2020 sinema sezonunun büyük ölçüde bittiği bu yılda kablolu ve dijital platformlarda yayınlanan dizilerin izlenme oranlarında önemli bir artış yaşandı. Dizilerin bir sinema filmi kalitesine eriştiği bu dönemde farklı konulara parmak basan, birbirinden harika diziler varlık gösterdi.

IndieWire ise hepimizin bir an önce bitmesini istediği 2020 yılının en iyi 10 dizisini aynı çatı altında buluşturdu. 10’dan geriye doğru dizilerin sıralandığı bu listenin ilk numarasında üç kızına bakmaya çalışan bir annenin hayatını bizlere yansıtan Better Things dizisi yer alıyor. Onu Luca Guadagnino’nun yazıp yönettiği We Are Who We Are, son dönemin en çok konuşulan dizilerinden Normal People, Chewing Gum ve Black Earth Rising dizileriyle dikkat çeken Michaela Coel’in yaratıcısı olduğu I May Destroy You gibi yapımlar takip ediyor.

IndieWire’ın listesinde yer alan dizilere ve bu dizilerle ilgili bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.

IndieWire’a Göre 2020’nin En İyi 10 Dizisi

10. The Baby-Sitters Club

Ann M. Martin‘in çok satan kitap serisi The Baby-Sitters Club, 1990 yılında HBO’da yayınlanan 13 bölümlük bir dizi olarak televizyon macerasını sürdürmüş, 1995’te Melanie Mayron imzalı aynı isimli sinema filmiyle hikâyesini beyazperdeye taşımıştı. Tam 25 yıl sonra ise Netflix’te dizi olarak yayınlandı.

Mark Feuerstein ve Alicia Silverstone‘un başrollerinde yer aldığı dizide birbiriyle çok iyi anlaşan beş arkadaşın bebek bakıcılığı yapmaya başlamasıyla gelişen olayları izliyoruz.

9. P-Valley

Katori Hall’un yaratıcısı olduğu P-Valley, Mississippi’de bulunan Dirty Delta ismindeki bir striptiz kulübünde çalışan dansçıları konu alıyor.

Brandee Evans, Nicco Annan, Shannon Thornton, Elarica Johnson gibi isimlerin oyuncu kadrosunda yer aldığı dizi, ABD’de iyi bir izleyici kitlesi elde etti ve geçtiğimiz hafta En İyi Çıkış Yapan Dizi olarak 30. Gotham Ödülleri’ne aday oldu, bu sayede ödül sezonundaki şansı konusunda önemli bir ivme kaydetti.

8. We Are Who We Are

Luca Guadagnino’nun yazdığı, aynı zamanda tüm bölümlerini yönettiği sekiz bölümlük mini dizi We Are Who We Are, bu sonbaharda HBO ve Sky ekranlarında izleyici ile buluştu ve kısa süre içerisinde izleyicinin dikkatini çekmeyi başardı.

Guadagnino’nun senaristleri arasında da aldığı dizi, İtalya’daki bir Amerikan askeri üssünde yaşayan iki gencin yaşadıklarına odaklanıyor. Bu gençlerden biri kendisinden yaşça büyük bir askere ilgi duyduğunu fark edince onun için bir kendini keşfetme yolculuğu başlıyor. İzleyicileri bu iki gencin ergenlik sancılarına ortak eden dizi, ilk aşklara, dostluğa ve kimlik arayışına değiniyor.

7. Mrs. America

Sinema yıldızlarının son zamanlarda dizilerde rol almaya başladığı şu süreçte rol aldığı yapımlarla izleyicilere müthiş filmler armağan eden ve harikulade oyunculuğuyla sinema tarihine damga vuran Cate Blanchett da bu akıma kapılmış ve bu yıl Mrs. America dizisiyle izleyici karşısına çıkmıştı.

Cate Blanchett, dizide 1970’lerde kadın hakları için mücadele eden, eşitlik haklarının değişimi için mücadele vermiş olmasının yanı sıra eşcinsel evliliğe karşı muhafazakâr hareketin içerisinde yer almasıyla akıllarda yer edinen muhafazakâr aktivist Phyllis Schlafly’ı canlandırıyor. Dizi aynı zamanda Gloria Steinem, Betty Friedan, Shirley Chisholm, Bella Abzug ve Jill Ruckelshaus gibi o dönem kadın hakları için mücadele etmiş önemli isimleri de konu alıyor.

6. Better Call Saul

Breaking Bad’in en orijinal karakterlerinden biri olan Saul Goodman’ın hikâyesini derinlikli bir senaryoyla izleyicinin beğenisine sunan Better Call Saul, 5. sezonunda Jimmy’nin, Breaking Bad’den tanıdığımız düzenbaz avukata dönüşmesiyle yaşanan olaylara bizi tanık ederken; Kim’in, Jimmy’nin çalışma tarzını sorguladığı, hatta zaman zaman Jimmy’nin yöntemlerini uyguladığı gerçeğiyle baş başa bırakıyor.

Breaking Bad’de polis olarak izlediğimiz Hank ve ortağı Steven’ın olaylara dâhil olması ise işleri karıştırırken; Breaking Bad evreninde yer alan Mike Ehrmantraut ve Gus Fring gibi karakterlerin hikâyelerini de anlatmaya devam ediyor.

5. BoJack Horseman

Hem seyircilerin hem de eleştirmenlerin büyük beğenisini kazanan, yetişkinlere yönelik animasyon dizileri arasında başı çeken ve bu yıl final sezonuyla ekranlara veda eden BoJack Horseman, 90’larda “Horsin’ Around” isimli sitcomla ünlenen oyuncu Bojack’in inişli çıkışlı kariyerine ve çevresinde gelişen olaylara odaklanıyor.

Merkezine aldığı oyuncudan hareketle güçlü bir Hollywood eleştirisi yaparken bir yandan da, hem ana karakteri hem de çevresindekiler üzerinden modern insanın durumuna dair çok derinlikli fikirler üretmeyi başarıyor. Son sezonunda ise hemen hemen tüm karakterlerini yalnızlıklarıyla yüzleştirerek izleyici tatmin etme yolunda önemli bir adım atıyor.

4. Normal People

Sally Rooney‘nin aynı isimli romanından uyarlanan, Daisy Edgar-Jones ve Paul Mescal‘ın başarılı performanslarıyla çok konuşulan Normal People, hem eleştirmenler hem de izleyiciler tarafından beğeniyle karşılandı.

Etkileyici görselliği, mükemmel diyalogları, müthiş soundtrack albümü ve doğallıktan güç alan anlatısıyla izleyicinin gönlünü fetheden dizi ise Marianne ve Connell’ın İrlanda’da küçük bir kasabadaki lisede başlayıp yıllar içinde farklı şehirlerde, farklı şekillere bürünen karmaşık ilişkisine odaklanıyorç

3. What We Do in the Shadows

Vampirlerin hayatı hiç bu kadar komik olmamıştı. Taika Waititi’nin yönettiği aynı isimli sinema filminden uyarlanan, New York’ta yaşayan vampirlerin modern hayata uyum sağlama sürecini oldukça mizahi bir tonda izleyiciye aktaran ve bu yıl 8 dalda Emmy’e aday olan What We Do in the Shadows, ilk sezonda olduğu gibi 2. sezonda da deyim yerindeyse izleyici gülmekten kırdı geçirdi.

Colin, 2. sezonda insanların enerjisini sömürmeye devam ederken; hayaletler, cadılar, ruh çağıran falcılar ve zombiler ise vampirlerimizin hayatına yeni bir soluk getirdi.

2. I May Destroy You

Michaela Coel’in yaratıcısı olup aynı zamanda başrolünde yer aldığı, cinsel ilişkide rıza olgusunu sorgulayan yapısıyla dikkat çeken ve içkisine ilaç atılıp tecavüze uğrayan genç bir kadının hayatını yeniden inşa etmesini ve kendisini keşfetmesini konu alan HBO dizisi I May Destroy You, bu senenin en beğenilen dizilerinden biri oldu.

Coel, bir gece kulübünde cinsel saldırıya uğradıktan sonra hayatı alt üst olan genç bir kadını canlandırıyor. Bu olayın gerçekten yaşandığını kabullenmekte zorlanan kadın, hayatını değiştiren bu olayın ardından hem kariyerinde hem de arkadaşları ve ailesiyle olan ilişkisinde tercihlerini sorgulamaya başlıyor.

1. Better Things

Californication, Louie, Bumblebee gibi yapımlarla tanınan Pamela Adlon‘un yaratıcısı olduğu, aynı zamanda başrolünde yer aldığı Better Things, her biri kendine özgü sorunlarla boğuşan üç kız çocuğunu tek başına büyütmeye çalışan, bunu yaparken bir yandan da oyuncu olarak kariyerini sürdürmek için uğraş veren Sam Fox’a odaklanıyor. Adlon’a Altın Küre ve Emmy adaylıkları getiren dizi, zaman içerisinde geniş kitlelere yayılarak izleyicinin beğenisini kazanmayı başardı.

Kaynak: IndieWire

 

Buğrahan KÖK

Son İçerikler

The New Yorker’a Göre Son 10 Yılın En İyi 27 Filmi

  The New Yorker, son 10 yılın en iyi 27 filmini derlediği bir liste yayınlandı.…

% gün önce

Servant 2. Sezon 1. Bölüm İncelemesi

Geleneksel televizyon kanalları yerini dijital platformlara bırakmış olsa da özellikle ana akım olarak nitelendirebileceğimiz ve…

% gün önce

Bonkis: Geleneksel Kalıpların Dışında

Deniz, hayalleri konusunda hayatının kırılma noktalarının birinde ve her şey yerle bir olmadan önce son…

% gün önce