Euphoria Özel Bölüm 1. Kısım İncelemesi

Euphoria’nın sezon sonuna geldiğimizde görmüştük, dizinin parıltılı dünyasının arkasında her karakterin kendi içinde yürüttüğü, zorlu bir savaşı vardı. Nihayetinde panik ataklarla noktalanan sezon finali ile birlikte kafalarımızda birçok soru işareti de oluşmuştu. Maddy ele geçirdiği DVD’lerle ne yapacak, Rue, Jules’ün şehri tek başına terk etmesinin ardından hâlâ temiz kalabilecek mi vs. Ama Rue’nun yüzleşmesi gereken daha önemli bir konu var. Annesinin ve kız kardeşinin onu nasıl hatırlamasını istiyor? Bu yüzden buradayız, Noel arifesinde bir restoranda pankek yiyoruz. Euphoria Özel Bölüm 1. Kısım’da sadece iki karaktere odaklanıyoruz belki ama dizideki birçok karakterin, olayın varlığını hissediyoruz.

Sam Levinson’ın pandemi sebebiyle bu bölümü  güvenli bir ortamda, olabildiğince az kişiyle çekmesi gerektiği biliniyordu. Kendisi bu durumu bir dezavantaj olmaktan çıkarıp, Rue’yi tamamen anlamak için ihtiyacımız olan fırsatı veriyor bize. Ve aynı zamanda Euphoria’nın görsel bir şölenden çok daha fazlası olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

Euphoria Özel Bölüm 1. Kısım: Tükenmeme Arzusu Tükenirken

Doğru olanı yapmak her zaman iyi hissettirmiyor değil mi?

Rue Bennett, doğru olanı yapıp temiz kaldığı anlarda olmadığı biri olmak için çaba harcıyormuş gibi hissediyor. Bu yüzden başta izlediğimiz o hayalini kurduğu hayatta; “en mutlu anında” bile bağımlı mesela. Bu hayali sahneyle açılıyor bölüm; Jules ile kaçmaktan vazgeçmeseydi -muhtemel- olacakları izliyoruz. Çok geçmeden Rue’nun kim olduğunu  hatırlıyoruz, çok çabalayan ama çıkış yolu göremeyen 17 yaşındaki bir bağımlı. Kendine zırh edindiği bordo hırkasını giymiş Frank’in Restoranı’nında eskiden bağımlı olan arkadaşı Ali’ye (ya da Martin) ne kadar mutlu ve sağlıklı hissettiğinden, mutlu olmak için kimseye ihtiyaç duymadığından bahsediyor; ya da sadece kendini kandırıyor. Jules’a karşı hâlâ taze olan öfkesini kusuyor. Jules’ü bir çıkış noktası ya da bir ilaç olarak gördüğünü unutup uyuşturucuya yeniden başladığı için sevgilisini suçluyor. Bu, yaklaşık 1 saat sürecek sohbetin yalnızca giriş paragrafı.

Rue’nun bağımlılığı ve ara ara gelen intihar düşüncelerine rağmen Ali, bunların hiçbirini atlatılmaz sorunlar olarak görmüyor. “Sizin nesliniz böyle” tipi söylemlere girmeden, saldırıda bulunmadan kendi yaşadıkları üzerinden yapıcı eleştiriler getiriyor onun yaşadıklarına. Mesele şu ki Rue, arınmak istemiyor. Annesinin rahminden kusurlu bir şekilde çıktığını düşündüğü için yaşadığı her şeyi hak ettiğini ve dünyanın acımasızlığının daim olduğunu düşünüyor. Ana nokta da bu zaten. Rue bağımlısı olduğu ve varlığını oluşturduğu şeylere, aslında kendini cezalandırmak için devam ediyor. Dışarıdan baktığımızda başkalarının onu yargılamasına izin vermemesine rağmen, içinde kendine çok acımasızca davranıp, kendi kefaretini ödüyor. Ama Ali’ye karşı olan zırhını, geçmişini öğrendiği an indiriyor. O noktaya kadar karşısındakinin söylediklerini ezberlenmiş film replikleri kadar sıkıcı buluyordu belki ama pisliğin teki olduğu için uyuşturucu kullanmadığı, uyuşturucu kullandığı için pisliğin teki olduğu fikrine biraz daha yakın şimdi. Bu bölüme kadar izlediğimiz Rue’nun bir katman kadar derinine iniyoruz artık. Ali’nin itirafının ardından büründüğü sessizlik, hararetli bir tartışmanın yenilgisinden gelen suskunluk değil; karşısındaki insanın öyle sıradan motivasyon konuşmalarından birini yapmadığını anlıyor ve dinlemeye başlıyor. Ali her ne kadar kendini ‘’kurtulmuş’’ biri olarak lanse etse de, asla sahip olamadığını düşündüğü ve kendi çocuklarına gösteremediği baba figürü konumunu ona sunarak, Rue’nun gözünü açmayı kendine borç biliyor belki de. Bu noktada yaşanan dalgalanmaları bize zahmetsizce geçiren oyuncular  Zendaya ve Colman Domingo’ya haklarını teslim etmek gerek.

Euphoria Özel Bölüm 1. Kısım: Rue, depresyon ve bağımlılık hakkında kısa terapi ya da ders çıkarmamız gereken bir şey değil. Hayat, devrim, aşk, acı ve benliğe dair bir sohbet sadece. Bu konuşmanın ardından karakterlerin hayatında bir şeyler değişir ya da değişmez bilinmez ama artık Rue’nun neyi neden yaptığını anlamamamız imkânsız.

Bir cevap yazın